yanlış-doğum-as...'s profileyAnLıŞ...DoĞuM...AsLıN.....PhotosBlogGuestbookMore Tools Help

yAnLıŞ...DoĞuM...AsLıN...öLüM MRB ARKADAŞLAR HAYAT HER ŞEYİYLE YAŞAMAYA VE SONUNDA ÖLÜMÜYLE GÜZELDİR

YANLIŞ…DOĞUM..ASLIN…ÖLÜM…

yanlış-doğum-aslın-ölüm

Photo 1 of 28

Custom HTML

Custom HTML

website stats

Custom HTML

@E-R-D-E-M@

al sancak bayrak

Windows Media Player

March 02

erdem.m.erdem

46tl3rx8pxy1pZcmAtsQR4mKdQARLyTLcAOFUk3pQDO-FmpHpdQOBf0H82NUVYY1jLJ-p6HdnedoyyFm5f1w1agg46tl3rx8px

                                        

               Güneşi Sırtıma Attım


Güneşi sırtıma attım yürüyorum.
Yılan misali,
Uzun ve keskin bakışlı,titrek akşamlarda.
Önümde dağ kadar büyük ama aşılır engeller olsa ,
Fikrimin gölgesi düşer ruhuma,
Kalbimin pusulası sana bakar ummadığın anda.

Karardı sandım etraf, koyuya çaldı duygular.
Bakışlar tutsak dudaklara,sevdan yankılanır,
Günbatımı omuzlarımda.
Kızıllığı yakar, gülüşün her değdiğinde bana.

Islak,yumuşak ellerin avuçlarımda şimdi,
Sol tarafımda yorgan diye örttüğüm dağılmış,
Eskimiş hüzünlerim...
Sağ yanımda meleklerden çevrili rahmani aşkın.

Güneşi sırtıma attım yürüyorum,zamanlı zamansız,
Aceleci adımlarımın kalp atışında nefes alıyorum.
Ben ismini sadece yüreğimde değil,
Özümde,canımda ,damarlarımda soluyorum.
Her gece gözlerinin hayâliyle,
Kahverengiliğinde mutlulukla yoğruluyorum.

 
 
 

                                                           
                                        
                                                


 

                                    

 

December 09

her şey yaşamak ve gerçek olan ölümü tatmak

        yAnLıŞ...DoĞuM...AsLıN...öLüM...
 
 
Kopyası autumnleavesbkgrdum5ec2
 
 
 
 
 
 
dnjarfeumr2rl4Şimdi daha iyi anlıyorum ki,
 
 
                                    dnjarfeumr2rl4 Nefes almak değilmiş, yaşamak.                                         parlkalsp6vn0
 
 
                                                             
                                                                           
                                                                                 dnjarfeumr2rl4Ateşlerde yanmak gibi bir şey,
 
 
   parlkalsp6vn0                                                                               dnjarfeumr2rl4 Seni severken,sensiz olmak...
 
 
 
 
 

 

                                      erdem12q


   
                              click to comment

NASREDDİN HOCANIN HAYATI

Türk düşünce tarihinin büyük dehası gerçek bir halk filozofu,yalnız yasadigi13. yüzyılın değil bütün zamanların en büyük nüktecisi, Türk zekasını, mizah dehasının en önemli temsilcisi Nasreddin Hoca, hicri 605, miladi 1208 yılında Sivrihisar´in Hortu köyünde doğmuştur.Bir çok doğu ve bati kaynaklarına göre babası Hortu köyünün imamı olan Abdullah efendi, annesi Silika Hatun`dur.Hocamızın doğduğu Hortu köyü bu gün "Nasreddin Hoca" olarak isim değiştirmiştir.Yapılan incelemelerde Nasreddin Hoca`nine bu köyde 23 yasına kadar yasadığı, babasının medresesinde okuduğu, sonra Sivrihisar medresesini bitirdiğini görmekteyiz.

Zamanına göre, Hoca ve ailesi kışın Sivrihisar`da oturmakta yazında bir yayla özelliği taşıyan gerçekten tabiatın bütün güzelliklerini koynunda saklayan Hortu Köyünde oturdukları görülmektedir. Hoca babasının ölümü üzerine bir müddet köyde imamelik yapmış, Sivrihisar`da da vaizlik görevini üzerine almıştır.23 yasına kadar sürsürdügü köy imamlığı ve vaizlik görevini Mehmet efendi adli halefine devretmiştir.1237 yılında Sultan 1. Alaaddin Keykubatin son saltanat devirlerinde Sivrihisar`daki yüksek öğrenimini tamamlayarak, Akşehir`e yerleşmiştir. O devirde Ömerli bir kültür merkezi olan Akşehir`de zamanın ünlü alimleri Seyyid Mahmut Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim Sultandan dersler almış ve Seyyid Mahmut Hayrani`ye intisap etmiştir.Akşehir`de uzun süre Müderrislik (Profesör) kadılık yapan o devirde Hoca Nasreddin adi ile anılan, zamanla halkın dilinde Hoca Nasreddin, Nasreddin Hoca seklinde söylenen hocamız 1284 yılında Akşehir`de vefat etmiştir.Türbesi şehir mezarlığında bulunmaktadır. Yanları acık olan ve kapısında kocaman bir kilit bulunan hocanın kabri bu günde pek çok insan tarafından ziyaret edilmekte ve dünyada "Kahkahalar Atılan" tek kabir olma özelliğini korumaktadır.

Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim'in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır. Onun yaşamıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlânâ Celâleddin ile yakınlık kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yaşayan Timur'la konuştuğu, birkaç yerde birden göründüğü bile vardır. Nasreddin Hoca'nın değeri, yaşadığı olaylarla değil, gerek kendisinin, gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay öğelerinin inceliğiyle ölçülür. Onun olduğu ileri sürülen gülmecelerin incelenmesinden, bunlarda geçen sözcüklerin açıklanışından anlaşıldığına göre o, belli bir dönemin değil Anadolu halkının yaşama biçimini, güldürü öğesini, alay ve eğlenme türünü, övgü ve yergi becerisini dile getirmiştir. Onunla ilgili gülmeceleri oluşturan öğelerin odağı sevgi, yergi, övgü, alaya alma. O, bunları söylerken bilgin, bilgisiz, açıkgöz, uysal, vurdumduymaz, utangaç, atak, şaşkın, kurnaz, korkak, atılgan gibi çelişik niteliklere bürünür. Özellikle karşısındakinin durumuyla çelişki içinde bulunma, gülmecelerinin egemen öğesidir. Bu öğeler Anadolu insanının, belli olaylar karşısındaki tutumun yansıtan, düşünce ürünlerini oluşturur. Nasreddin Hoca, halkın duygularını yansıtan, bir gülmece odağı olarak ortaya çıkarılır. Söyletilen kişi, söyletenin ağzını kullanır, böylece halk Nasreddin Hoca'nın diliyle kendi sesini duyurur. Nasreddin Hoca, bütün gülmecelerinde, soyut bir varlık olarak değil, yaşanmış, yaşanan bir olayla, bir olguyla bağlantılı bir biçimde ortaya çıkar. Olay karşısında duyulan tepkiyi ya da onayı gülmece türlerinden biriyle dile getirir. Tanık olduğu olaylar, genellikle, halk arasında geçer.

Hoca soyluların, yüksek saray çevresinde bulunanların aralarına ya çok seyrek girer ya da hiç girmez. Sözgelişi onun tanıştığı söylenen Selçuklu sultanlarıyla ilgili gülmecesi yoktur. Timur'la ilgili "hamam, Timur ve peştemal" gülmecesi de, Timur'dan çok önce yaşadığı için, sonradan üretilmiştir. Halk beğenisi Hoca'yı Timur gibi çevresine korku salan bir imparatorun karşısına hamamda çıkarak, "kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit" türünden bir yergi yaratmıştır. Burada yerilen, dolaylı olarak, kendi toplumun, halkın üstünde gören saray insanlarıdır.

 Nasreddin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kişiliğinde, halkın duygularını yansıtan başka bir özellik de eşeğin yeridir. Hoca eşeğinden ayrı düşünülemez, onun taşıtı, bineği olan eşek gerçekte bir yergi ve alay öğesidir. Anadolu insanının yarattığı gülmece ürünlerinde atın yeri yoktur denilebilir. Eşek, acıya, sıkıntıya, dayağa, açlığa katlanışın en yaygın simgesidir. Soyluların, sarayların çevresinde üretilmiş gülmecelerde eşek bulunmaz, oysa at geniş bir yer tutar. Bu konuda, başka bir çelişki sergilenir, gülmecede güldürücü öğe ile yerici öğe yanyana getirilir. Bunun örneği de kendisinden eşeği isteyen köylüye, "eşek evde yok" deyince ahırda onun anırmasını duyan köylünün "işte eşek ahırda" diye diretmesi karşısında, Hocanın "eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi" demesidir. Onun gülmecelerinde, kaba sofuların "ahret" le ilgili inançları da önemli bir yer tutar. "Fincancı Katırları", "Ben Sağlığımda Hep Burdan Geçerdim" başlıklı gülmeceler katı bir inanç karşısındaki duyguyu açığa vurur. Toplumda neye önem verildiğini anlatan "Ye Kürküm Ye" gülmecesi, Hoca'nın dilinde, halkın tepkisini gösterir.

 Nasreddin Hoca'nın etkisi bütün toplum kesimlerine yayılmış, "İncili Çavuş", "Bekri Mustafa", "Bektaşi" gibi çok değişik yörelerin duygularını yansıtan gülmece türlerinin doğmasına olanak sağlamıştır.

August 17

güzel olan heyşey

   Freundin
 
 
 
 
 
 
 
 
 

    ...AşK... !! ...KUTSAL DUYGU...

          Günah olmayacak kadar mahsum
             Köle olmayacak kadar özgür
               Ulaşılmayacak kadar derin
                 Unutulmayacak kadar yakın                              
                   Seninle yaşanacak kadar özeldir                                           x1pN1mp8dKYgTEdAxD4iHjTZ3g2kHtFNN8Gewe0LlvumkilhEaPv4y1eDxmoiUb3_cRydU2-XAPDWQi9LFrtgngSbbOu7RfpeyMeV-XanDzRmUYChL2N_jYQg     


                         Sen gözlerimde ateş
                           Damarlarımda kansın
                              Bırak bu deli gönlüm
                               Izdıraptan yansın 
                                 
Sahipsiz yüreğimde
                                   Tükenmeyen imansın
                                      Sevmek en kutsal duygu
                     

                             SEVMEYENLER UTANSIN

 

 

986bnhhat5                                      986bnhhat5

 

                                

                                                     UNUTULANLAR

 

                                                          Unutanlar
                                           Sevmek kardeşlik ve mutluluk
                                                   Nerelerde kaldı

                              Niçin paranın avuçlarında debelenen canlar
                             Her şey niçin menfaatin aynasından yansıyor

 

                                                      Gerçi alıştık
                                         Yaratanını unutan insanoğlu
                                             Dostunu unutmaz mı?


                                  Yaratanına nankörlük yapan bedenler
                                  Elbette ki kendine dürüst davranamaz

                                          Biz unutulmayı hak ettik
                            Biz sevmeyi sadece duyduklarımızda yaşadık

 

                                                        Unutulmak
                            Biz canımızın ötesinde ki sahibimizi unuttuk

 

                                                   Dualarımızı bile
                           Zora düştüğümüz anlarda savurduk gökyüzüne
 

                                            Biz unutulmayı hak ettik

 

                                              Haydi, şimdi yaşayın
                               Bakalım toprak nasıl örtecek üstünüzü
 

                                       O kadar kırdığınız kalpler
                                 Nasılsa haklarını alacak sizlerden

 

                                                        Ömür
                                                   Elbet bitecek

 

 

 

 

 

 

                       Sevgiliye yanlış.doğum.   Sevgiliye

 

                     Sevgiliye         aslın.ölüm.      Sevgiliye

 

BEN BU MASALDA BOSUNA BEKLEYENMISIM !..

 

 98kalpbar003219

 
 

öylesine bişi......

Cehennemden gelmiştim
Şeytana benzerdim
Beni sevenleri hiç umursamayıp
Kırıp yok ederdim tıpkı bir ayna gibi,
Tuzla buz haline getirirdim
Ama bilemezdim
Birgün benim de hiç düşünmeden kırdığım o kalpler gibi kırılacağımı,
Benim ise aynı kırdığım aynalar gibi kırılıp tuz buz olacağımı
Ve üstüme basacaklarını,
Ama benim ne kadar kırılsam da gene onu göstereceğimi,
Şeytandan çıkıp meleğe dönüşeceğimi......

 

          98kalpbar003219       
                                        998tghh012
 
 
 

5whanzade65erdem5whanzade65ŞİRİR

           

aspava                          986bnhhat5

Kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer,                            
       
kırılan kalbimi düzeltmekse,

gece doğan güneşe dokunmaya benzer

sen o suya yazı yazdın

şimdi güneşin doğmasını bekle

  102tj1

                115

  kalp09gu81y1pgYno36_IwjgZ8DzIHUD3fgf1hB-kI_efVtV9kNOU5EDeazTTAvtP3Fs_nHcI58cM

 

 

                        Buruk bir duygu yuklenirse yuregine,                    

                                 gøzlerin zaman zaman dalarsa uzaklara,

                        kulaklarin zamansiz deli gibi cinlarsa,

                                      bilki bir yerlerde deli gibi özlenmissindir.

y1pN-Ctks_ReTPUQDEwax3BKOL8UqIt-hv3TchvsBh5Wg13t5ly2Fk_UXPBkMGNZ-eA7CaTwM1qkd5TNoegJVEXdwy1pN-Ctks_ReTPUQDEwax3BKOL8UqIt-hv3TchvsBh5Wg13t5ly2Fk_UXPBkMGNZ-eA7CaTwM1qkd5TNoegJVEXdw

           

ah o     

Denizi ısıtan güneşten sıcak,
Ellerin, ellerin, ah o ellerin.
Öylesine dost ki, kalbim duracak,
Yüreğin, yüreğin, ah o yüreğin.

Gönlüme baharlar, yazlar getirdi,
Gözlerin, gözlerin, ah o gözlerin.
Hiç yaşamamışken aşkı getirdi,
Özlerin, özlerin, ah o özlerin.

Mutluluk rüzgarı esiyor senden,
Dalga, dalga coştum tatlı dilinden,
Bir dokundum yandım, her bir telinden,
Saçların, saçların, ah o saçların.

 

6231iimq71
 
 
y1pN-Ctks_ReTPUQDEwax3BKOL8UqIt-hv3TchvsBh5Wg13t5ly2Fk_UXPBkMGNZ-eA7CaTwM1qkd5TNoegJVEXdwy1pN-Ctks_ReTPUQDEwax3BKOL8UqIt-hv3TchvsBh5Wg13t5ly2Fk_UXPBkMGNZ-eA7CaTwM1qkd5TNoegJVEXdw
 
                                Kopyası autumnleavesbkgrdum5ec2
 
 

   KARA GÜL
İkimizde acemi birer aşıktık o zamanlar
Sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
Bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
Ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
Geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar
Ama farkındaydım yinede
seving5qv1Ne zaman seninle olsam
Tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
Şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
Hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
Malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
Hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
seving5qv1Ben sende yolları sevdim
Dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla
Kaplı yolları
İkimizde acemi birer aşıktık aslında
Ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda

Ben sende ülkemi sevdim
Hüzün dolu yağmurları
Mor kanatlı turnaları yar...

Ben sende rüzgarı sevdim              
Alıp götüren yılları
Saklı kalan umutları yar...               

Ne yeminler bozdum
Geceler büyürken sensiz
Ne yeminler bozdum
Yıllar geçerken sitemsiz
Ne yeminler bozdum
Tarifi bile imkansız
Senin için ey karagül

seving5qv1Ben sende yolları sevdim
Yüreğinden gelip geçen
Sevda yüklü katarları yar...

Ben sende seni sevdim
Avuçlarken yüzümü
Yahut dokunurken sessiz yar yaaarrr yar yar...



          Unnamed3

Sensizlik bıçak gibi bilendi ömrümce

                     Labirentlerinde kayboldu kelimesinde bilmece     

Sensislik hep lügatımde yalnız üç hece

                     Sensizlik aşkın kızıl çölüdür benceug05e1adqv6pp6y1pgYno36_IwjgMtiX_6dwq4__KkaR57IbnaEtyqoKS-hs054shJm3_MsyXnkL2cHwz

sessiz deniz

yeni karlar yağar eski karlar üstüne
yüreği okyanustan da geniş
bir kadın severim
geldiğim yollar kadar uzun
sessiz deniz dipleri kadar derin
güneşin sahipsiz bir turunç gibi
denize düştüğü saatlerde ve
mora çalan gecelerde büyürken yıldızlar
yüreği okyanustan da geniş
bir kadın sever beni
bilirim

 

   

                      

<a href="http://commentcafe.com/hdj/" target="_blank" style="color:red; font-weight:bold" ><img src="http://i149.photobucket.com/albums/s54/hostdrjack/3000/121197.gif" style="height:595px; width:330px;" border="0";/><br />SEXY & HOT COMMENTS</a><br /><a href="http://www.photobucket.com/register.php?pbaffsi

y1pTKamJ0Q5rHC0V7dQqhkXKeCf9OaCpqYP0T926UT4k0Uy9KGzasvjgGY0phvJXHy0


 

   
Aşk
O’ na ulaşıncaya kadar mı var yoksa
Ulaşılmazlık mıdır aşka sebep yani
Istırap çekmeyip
Acı duymayınca
Varılamaz mı tadına
Mutluluğu çilesinde mi gizli
Mutlu olmayı
Belki hiç beklememeli
Gıdası da
Gözyaşları galiba
O damlalar olmadan
Büyümüyor da
Kararsız
Cana işkence yaparcasına
Dilindeki tek sorudur
Acaba?

Yine de aşk
Öyle bir şey ki
Olmadan olmuyor
Kalbe gerekli
Heyecan dolu bir soluk
Derin bir nefes misali.........!



 
 
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
 
 
 
Solyanıma bu gün hançer vurdum
sırf sana olan haykırışları sussun diye
damla damla akan göz yaşı görünümündeki
yüregimin kanı artık dinsin diye!!!
Sus artık...
Sus bunca sene sürgünlüğün yetmedimi
bir vefsıza bir hayırsıza ,
yüreginden akan bunca kan yetmedimi!!!
can dediklerinin canını aldıgı yetmedimi
sus artık sus ne olur!!!
Son ver bu ızdıraba dur artık
o kokusuna tenine öldüğün
saçlarını okşadıgın can dedigin yok artık
Günesi görecegine inanmasan bile
aç gözlerini...
ruhun bedeninden  coktan
sürgün olmuş olsa bile...
Yetmedimi bu yalnızlık
Yetmedimi sorguların !!!
giden yüreginin yarsını
bekledigin yetmedimi...
yoksa seslenecekmisin hala
sürgün yüregim!!!
Eyer hala ssleneceksen
söyle o vefasıza...
gönlün dar agacına assın beni
yeterki sustursun seni içimde
sonsuza kadar!!!
-----sürgün~sevdam-----
Sept. 7
Animation1THEARTOFTHEWORLDALEXKINA.gif picture by KINA1962
 
GRACIAS POR TU VISITA...

FELIZ AÑO 2009....

VISITAME TAMBIEN EN:

 
Animation1gifARTALEXKINA.gif picture by KINA1962
Animation2AL.gif picture by KINA1962
Jan. 3



 
anjoelobo.gif picture by KINA1962
 
GRACIAS POR TU VISITA...
VISITAME TAMBIEN EN:
 
amanhecer.gif picture by KINA1962
Animation2AL.gif picture by KINA1962
Nov. 29
Oct. 31
aykut Cwrote:
Merhaba size bir armağan bırakıyorum sohbetimize her zaman bekleriz..Eğer rahatsızlık verdiysek özür dileriz sohbet sayfasını silebilirsiniz.Hakkınızı helal eder misiniz?A.e.o kib http://www.xat.com/SEVGI_ESINTISI  
Go Large!
 
BU PLAYERLE MÜZİK ,RADYO DİNLEYİP,VİDEO İZLEYİP OYUN OYNAYABİLİRSİNİZ.ARŞİVİ OLDUKÇA GENİŞTİR,TEK YAPMANIZ GEREKEN SEARCH (ARAMA) BÖLÜMÜNE İSTEDİĞİNİZ SANATÇININ YADA ŞARKININ ADINI YAZMAK HEMEN BULUP DİNLEYEBİLİRSİNİZ.İYİ EĞLENCELER.

 

Sept. 24
Aug. 23
kara karincawrote:
Aug. 14
((Leyla))wrote:
gördüğüm en güzel spaces ti.okadar uğraşmışsinki emeğine değmiş tebrikler.
July 30
ziya biçerwrote:

 
Get your own Poll!

Image Hosted by ImageShack.us

 
Get Denizligroup chat group | Goto Denizligroup website

Image Hosted by ImageShack.us

July 29
Özlemwrote:

July 29
July 26
 
 
 

 

MUCHAS GRACIAS POR VISITAR MI SPACE...

Animation4giffirmaalexrosakina.gif picture by KINA1962

July 14
AY IŞIĞIwrote:
 
*
    
July 8
                                                                                                         † ANDY †
                                                 Spelldust.com - Wiccan pictures, magickal images, witchy layouts, and more
  Spelldust.com - Wiccan pictures, magickal images, witchy layouts, and more

July 8
                                                                  † ANDY † Wiccan Myspace

July 6
July 6
maksi steinwrote:
  Photobucket Mutluluk her yerde !
June 27
((Leyla))wrote:
erdem çok güzel harika şeyler ama nedense isyan ,umutsuzluk,ve ulaşılmazlık var açıkçası tek tek okudum şiirleri çokta hoş şiirler.tebrikler .
June 9

<

 

HAyaLEttt...

 

 
 

 

     

     

    BEN SENİ ÖZLEMİŞİM

    Ö

            Şiir tadındaydın sevgili
    Su gibi yudum yudum
    Hava gibi nefes nefes
    Ekmek gibi dilim dilim
    Ben seni özlemişim…

    Gözbebeklerinde yüzümü
    Dudaklarında adımı
    Hayalinde düşümü
    Canım deyip gülüşünü
    Ben seni özlemişim…

    Niçin dolar gözlerim
    Niçin bulurdum  ben
    Her şarkıda seni
    Niçin her hüzünlü şiir
    Derinden dağlarmış yüreğimi
    Ben seni özlemişim…

    Yokluğunda üç gece 
    Titrediğini ellerimin
    Delice çarptığını 
    Yaralı yüreğimin
    Saklasam bilmeyeceksin
    Bilmelisin ki bir'sin
    Her an benimlesin 
    Ben seni özlemişim…
     
    Nereden baksan ayrılık
    Nereden baksan yoksulluk
    Nereden baksan sensizlik
    Ölüm gibiymiş bana
    Yaşayıp bilmeliymişim
    Ben seni özlemişim…
    Uykusuz gecelerde kalmayı
    Senle sevdalara uyanmayı
    Yangınlarda suya kanmayı
    Yeniden sana sevdalanmayı
    Ben seni özlemişim…
     Ayrılık nasıl olurdu
    Ölüm gibi yokluğun
    Sensiz gecelerde benim
    Bir şey var farkında olduğum
    Ben seni…
    Yanı başımda iken özlemişim...

     

     

     

     

     

      HAYALETTEN SEVGİLER

    İYİ GECELER...

     

     

 

<
May 27

ARKADAŞLAR SİZDE İNTERNET BAŞINDAKİ ZAMANINIZI BOŞA GEÇİRMEYİP PARA KAZANIN

 

  1.YOL

Free Image Hosting at www.ImageShack.us  

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 

 

2.YOL

 

 

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us 

 

May 21
Ebruwrote:


19 Mayis Genclik ve Spor Bayramini kutlu olsun.
Hersey gönlünce olsun!!!
Selamlar Ebru
May 19
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
19 Mayıs 1919 Anadolu'da yeni Türk Devleti'nin fiilen temellerinin atıldığı gündür ve Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin başlangıcıdır. Yüce Önder Atatürk'ün Büyük Nutkunu bu olayla başlatması, doğum gününü soranlara 19 Mayıs'ı işaret etmesi bunun kanıtı sayılmalıdır. 19 Mayıs'ın millî bayram olarak ilân edilmesi bu yargıyı daha da pekiştirmektedir. Atatürk, gerek Millî Mücadele döneminde, gerekse Cumhuriyet döneminde yurdumuzun birçok şehrini ziyaret etti. Bu ziyaretler, o şehirlerin mahallî övünç günleri olarak kutlandığı halde sadece 19 Mayıs yasa ile millî bayram kabul edildi.

Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından sonra Mustafa Kemal Paşa, 13 Kasım 1918'de İstanbul'a geldi. İstanbul'da yaklaşık altı ay kaldı. Bu süre içerisinde vatanın kurtuluşu için çeşitli girişimlerde bulundu. Padişahla birkaç kez görüştü ve ona bu konuda düşüncelerini aktardı. Güçlü bir hükûmetin kurulması için çaba gösterdi. Basın yoluyla geniş kitleleri bilgilendirmeye, halkı aydınlatmaya çalıştı. Kurtuluşa giden yolun temel ilkelerini yine bu dönemde ortaya koydu. Bunları çok yakın arkadaşlarına anlattı. Böylece Millî Mücadeleden yana az sayıda, fakat etkin bir grup oluşturmayı başardı. Millî Mücadele Anadolu'dan başlatılacaktı. Bunun için öncelikle birer görevle Anadolu'ya geçilecek, mecbur kalınmadıkça görev terkedilmeyecek, görevi bırakmak gerektiğinde asla İstanbul'a dönülmeyecek, çalışmalar gayrî resmî bir tarzda sürdürülecekti.

Samsun'dan başlayan süreçte, onun tutum ve davranışları izlenecek olursa bütün bu prensiplere bağlı kaldığı görülecektir. Başlangıçta kendisiyle birlikte Millî Mücadeleye atılan arkadaşları arasında, zorunlu olmadıkları halde İstanbul'dan verilen emirlere hemen uyarak görevini bırakanları, bununla kalmayıp İstanbul'a dönenleri, söz konusu prensiplere aykırı davrandıkları için Nutuk'ta ağır bir biçimde eleştirmektedir. Yüce Önder'i diğerlerinden ayrı ve üstün kılan, azmi, iradesi, kararlılığı, milletine sevgisi ve güveni, zafere olan mutlak inancıydı. Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişliğine atandıktan sonra, heyecanla Harbiye Nezareti'nden çıkarken, "kafes açılmış, önünde geniş bir âlem, kanatlarını çırparak uçmağa"(1) hazırlanıyordu. Oldukça sıkıntılı, zahmetli bir yolculuktan sonra,Samsun'da milletiyle kucaklaştı.
Samsun, mülkî taksimatta doğrudan Dahiliye Nezareti'ne bağlı Canik Sancağı'nın merkez ilçesiydi. Karadeniz kıyısındaki bu şirin kasaba, Birinci Dünya Savaşı'nın yükünü taşıyan yerlerden biriydi. Genel savaş sırasında özellikle Rus istilâsına uğrayan Türk topraklarından göç eden çok sayıda insan buraya gelmiş, kasabanın rengi, havası birden bire değişmiş, yeni gelenlerin barındırılması sıkıntılar yaratmıştı. Bunlar bir yana, Samsun aynı zamanda Pontusçu faaliyetlerin yoğun olduğu bir yerdi. Karadeniz'de dolaşmakta olan İtilâf donanmasından, Yunan savaş gemilerinin varlığından cesaret alan ve Samsun Rum metropoliti Germanos tarafından örgütlenen Pontus çeteleri sokaklarda dolaşıyor, asayişi ihlâl ediyor, köylere baskınlar düzenliyor, evleri, binaları ateşe veriyor ve korumasız Türkleri öldürüyorlardı. 9 Mart 1919'da Samsun'a çıkarılan 200 kişilik İngiliz birliği, Pontus çetelerini büsbütün şımarttı. Mütakerenin bozulacağı endişesiyle güvenlik kuvvetleri ya kullanılamıyor, ya da asayişsizliği önlemede yetersiz kalıyordu.

Bu durumda sırf nefs-i mûdafaa için Türkler de harekete geçince, bu zamana kadar Pontus çetelerinin terör faaliyetlerini seyreden İngilizler, seslerini yükselttiler ve 21 Nisan 1919'da Osmanlı Hükümeti'ne bir nota vererek Orta Karadenizde Türklerin hırıstiyanları katlettiklerini bildirdiler, bunun önüne geçilmediği takdirde bölgenin işgal edileceği tehdidinde bulundular. Esasında olay bunun tam aksineydi. İngilizler gerçekleri tahrif ederek, Pontusçuları korumayı ve karışıklıkların devamını amaçlıyorlar bölgeyi işgal etmek için bahane arıyorlardı. İstanbul Hükümeti hemen bölgeye yetkili birini göndermek için kolları sıvadı. Derinlemesine bir araştırmadan sonra Mustafa Kemal Paşa üzerinde mutabakat sağlandı. Çünkü O, ikinci meşrutiyetin çalkantılı döneminde siyasete bulaşmamış, girdiği bütün savaşlarda zafer kazanmış başarılı bir kumandandı. İşte bu noktada Mustafa Kemal Paşa ile Samsun'un dolayısıyla bütün Anadolu'nun ve Türk Milletinin kader çizgisi kesişiyordu. O büyük insan, sebatla, inançla, doğru bildiği yoldan ayrılmadan Türk Milletinin geleceğini kurtaran kahraman oldu.
Mustafa Kemal Paşa'ya asayişsizliğe neden olan olayları tayin ve tespit ile bunların ortadan kaldırılmasının yanında daha başka görevler ve görevin gerektirdiği yetkiler de verilmişti. Atatürk, söz konusu yetkilerini değerlendirirken, bunları çok fazla bulduğunu ve İstanbul Hükümeti'nin bilerek, anlayarak bunları kendisine vermediğini belirtmektedir. Aynı günlerde ve daha sonra Anadolu'ya bir kısmı şehzadelerin başkanlığında olmak üzere heyetler gönderildi. Bunlar da önemli yetkilerle donatıldılar. Nasihat Heyetleri, Tahkik Heyetleri,Teftiş Heyetleri adı altında Anadolu'da dolaşan bu kurulların da vatanın kurtuluşu yolunda büyük sonuçlar elde edecekleri bekleniyordu.

Basın, bu beklentilere tercüman oluyor, heyetler hakkında geniş bilgiler veriyor, gittikleri yerlerde karşılanmalarından her türlü faaliyetlerine kadar hemen her konuda kamuoyunu aydınlatıyor, hadiseyle birinci derecede alâkadar oluyordu. Halbuki Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya gönderilmesi İstanbul basınında çok az ve sadece haber niteliğinde yer almaktaydı. Bu da kimden ve ne ölçüde sonuç beklendiğinin bir göstergesi sayılmalıdır.?u halde esas olan görev ve görevin gerektirdiği yetkiler değil, yetkileri yerinde ve zamanında tam bir liyakatla kullanmak, mutlak zafere ulaşabilmektir. Mustafa Kemal Paşa'nın başarı sırlarından biri de budur.
19 Mayıs, sadece Türk millî kurtuluş hareketinin başlangıcı olmakla kalmadı, yeni Türk devletinin çağdaş değerlerle milletler ailesi içerisinde yerini almasını da sağladı. Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıktığı andan itibaren zihnini meşgul eden problem millet iradesinin devlet hayatımıza yansıtılmasını sağlamaktı. Hatta denilebilir ki bunu kurtuluşun önüne koymuş millî mücadelenin vaz geçilemez ilk şartı saymıştı. 19 Mayıs'ı izleyen günlerde yapmış olduğu yazışmalardaki terminolojiye bakılacak olursa, bu açıkça görülür. İzmir söz konusu olduğunda "ordu ve millet bu işgalî tanımayacaktır" derken bunu kastediyordu. Samsun'dan Kâzım Karabekir Paşa'ya çektiği telgrafta "millet ve memlekete medyûn olduğumuz en son vazife-i vicdaniye"den amacı da buydu. Kurtuluş mücadelesi ancak milletle birlikte kazanılabilirdi. Milletle kazanılan mücadeleyi, yine milletle taçlandırmak lâzımdı. Yayın hayatına başlamalarına öncülük ettiği ilk iki gazeteden biri İrade-i Millîye, diğeri Hakimiyet-i Millîye adını taşıyordu. Bu değerler ve kavramlardır ki onu Türk Milletinin kalbinde "milletin kurtarıcısı", "devletin kurucusu" payesine yükseltmiştir.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
19 MAYIS BELGESELİ
  
  
 
 
  
May 18
May 13
Picture of Anonymous
eliza wrote:
 
May 12
Nataliwrote:

 
hostdrjack.com
May 9