yanlış-doğum-as...'s profileyAnLıŞ...DoĞuM...AsLıN.....PhotosBlogGuestbookMore Tools Help

Blog


    March 02

    erdem.m.erdem

    46tl3rx8pxy1pZcmAtsQR4mKdQARLyTLcAOFUk3pQDO-FmpHpdQOBf0H82NUVYY1jLJ-p6HdnedoyyFm5f1w1agg46tl3rx8px

                                            

                   Güneşi Sırtıma Attım


    Güneşi sırtıma attım yürüyorum.
    Yılan misali,
    Uzun ve keskin bakışlı,titrek akşamlarda.
    Önümde dağ kadar büyük ama aşılır engeller olsa ,
    Fikrimin gölgesi düşer ruhuma,
    Kalbimin pusulası sana bakar ummadığın anda.

    Karardı sandım etraf, koyuya çaldı duygular.
    Bakışlar tutsak dudaklara,sevdan yankılanır,
    Günbatımı omuzlarımda.
    Kızıllığı yakar, gülüşün her değdiğinde bana.

    Islak,yumuşak ellerin avuçlarımda şimdi,
    Sol tarafımda yorgan diye örttüğüm dağılmış,
    Eskimiş hüzünlerim...
    Sağ yanımda meleklerden çevrili rahmani aşkın.

    Güneşi sırtıma attım yürüyorum,zamanlı zamansız,
    Aceleci adımlarımın kalp atışında nefes alıyorum.
    Ben ismini sadece yüreğimde değil,
    Özümde,canımda ,damarlarımda soluyorum.
    Her gece gözlerinin hayâliyle,
    Kahverengiliğinde mutlulukla yoğruluyorum.

     
     
     

                                                               
                                            
                                                    


     

                                        

     

    December 09

    her şey yaşamak ve gerçek olan ölümü tatmak

            yAnLıŞ...DoĞuM...AsLıN...öLüM...
     
     
    Kopyası autumnleavesbkgrdum5ec2
     
     
     
     
     
     
    dnjarfeumr2rl4Şimdi daha iyi anlıyorum ki,
     
     
                                        dnjarfeumr2rl4 Nefes almak değilmiş, yaşamak.                                         parlkalsp6vn0
     
     
                                                                 
                                                                               
                                                                                     dnjarfeumr2rl4Ateşlerde yanmak gibi bir şey,
     
     
       parlkalsp6vn0                                                                               dnjarfeumr2rl4 Seni severken,sensiz olmak...
     
     
     
     
     

     

                                          erdem12q


       
                                  click to comment

    NASREDDİN HOCANIN HAYATI

    Türk düşünce tarihinin büyük dehası gerçek bir halk filozofu,yalnız yasadigi13. yüzyılın değil bütün zamanların en büyük nüktecisi, Türk zekasını, mizah dehasının en önemli temsilcisi Nasreddin Hoca, hicri 605, miladi 1208 yılında Sivrihisar´in Hortu köyünde doğmuştur.Bir çok doğu ve bati kaynaklarına göre babası Hortu köyünün imamı olan Abdullah efendi, annesi Silika Hatun`dur.Hocamızın doğduğu Hortu köyü bu gün "Nasreddin Hoca" olarak isim değiştirmiştir.Yapılan incelemelerde Nasreddin Hoca`nine bu köyde 23 yasına kadar yasadığı, babasının medresesinde okuduğu, sonra Sivrihisar medresesini bitirdiğini görmekteyiz.

    Zamanına göre, Hoca ve ailesi kışın Sivrihisar`da oturmakta yazında bir yayla özelliği taşıyan gerçekten tabiatın bütün güzelliklerini koynunda saklayan Hortu Köyünde oturdukları görülmektedir. Hoca babasının ölümü üzerine bir müddet köyde imamelik yapmış, Sivrihisar`da da vaizlik görevini üzerine almıştır.23 yasına kadar sürsürdügü köy imamlığı ve vaizlik görevini Mehmet efendi adli halefine devretmiştir.1237 yılında Sultan 1. Alaaddin Keykubatin son saltanat devirlerinde Sivrihisar`daki yüksek öğrenimini tamamlayarak, Akşehir`e yerleşmiştir. O devirde Ömerli bir kültür merkezi olan Akşehir`de zamanın ünlü alimleri Seyyid Mahmut Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim Sultandan dersler almış ve Seyyid Mahmut Hayrani`ye intisap etmiştir.Akşehir`de uzun süre Müderrislik (Profesör) kadılık yapan o devirde Hoca Nasreddin adi ile anılan, zamanla halkın dilinde Hoca Nasreddin, Nasreddin Hoca seklinde söylenen hocamız 1284 yılında Akşehir`de vefat etmiştir.Türbesi şehir mezarlığında bulunmaktadır. Yanları acık olan ve kapısında kocaman bir kilit bulunan hocanın kabri bu günde pek çok insan tarafından ziyaret edilmekte ve dünyada "Kahkahalar Atılan" tek kabir olma özelliğini korumaktadır.

    Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim'in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır. Onun yaşamıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlânâ Celâleddin ile yakınlık kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yaşayan Timur'la konuştuğu, birkaç yerde birden göründüğü bile vardır. Nasreddin Hoca'nın değeri, yaşadığı olaylarla değil, gerek kendisinin, gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay öğelerinin inceliğiyle ölçülür. Onun olduğu ileri sürülen gülmecelerin incelenmesinden, bunlarda geçen sözcüklerin açıklanışından anlaşıldığına göre o, belli bir dönemin değil Anadolu halkının yaşama biçimini, güldürü öğesini, alay ve eğlenme türünü, övgü ve yergi becerisini dile getirmiştir. Onunla ilgili gülmeceleri oluşturan öğelerin odağı sevgi, yergi, övgü, alaya alma. O, bunları söylerken bilgin, bilgisiz, açıkgöz, uysal, vurdumduymaz, utangaç, atak, şaşkın, kurnaz, korkak, atılgan gibi çelişik niteliklere bürünür. Özellikle karşısındakinin durumuyla çelişki içinde bulunma, gülmecelerinin egemen öğesidir. Bu öğeler Anadolu insanının, belli olaylar karşısındaki tutumun yansıtan, düşünce ürünlerini oluşturur. Nasreddin Hoca, halkın duygularını yansıtan, bir gülmece odağı olarak ortaya çıkarılır. Söyletilen kişi, söyletenin ağzını kullanır, böylece halk Nasreddin Hoca'nın diliyle kendi sesini duyurur. Nasreddin Hoca, bütün gülmecelerinde, soyut bir varlık olarak değil, yaşanmış, yaşanan bir olayla, bir olguyla bağlantılı bir biçimde ortaya çıkar. Olay karşısında duyulan tepkiyi ya da onayı gülmece türlerinden biriyle dile getirir. Tanık olduğu olaylar, genellikle, halk arasında geçer.

    Hoca soyluların, yüksek saray çevresinde bulunanların aralarına ya çok seyrek girer ya da hiç girmez. Sözgelişi onun tanıştığı söylenen Selçuklu sultanlarıyla ilgili gülmecesi yoktur. Timur'la ilgili "hamam, Timur ve peştemal" gülmecesi de, Timur'dan çok önce yaşadığı için, sonradan üretilmiştir. Halk beğenisi Hoca'yı Timur gibi çevresine korku salan bir imparatorun karşısına hamamda çıkarak, "kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit" türünden bir yergi yaratmıştır. Burada yerilen, dolaylı olarak, kendi toplumun, halkın üstünde gören saray insanlarıdır.

     Nasreddin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kişiliğinde, halkın duygularını yansıtan başka bir özellik de eşeğin yeridir. Hoca eşeğinden ayrı düşünülemez, onun taşıtı, bineği olan eşek gerçekte bir yergi ve alay öğesidir. Anadolu insanının yarattığı gülmece ürünlerinde atın yeri yoktur denilebilir. Eşek, acıya, sıkıntıya, dayağa, açlığa katlanışın en yaygın simgesidir. Soyluların, sarayların çevresinde üretilmiş gülmecelerde eşek bulunmaz, oysa at geniş bir yer tutar. Bu konuda, başka bir çelişki sergilenir, gülmecede güldürücü öğe ile yerici öğe yanyana getirilir. Bunun örneği de kendisinden eşeği isteyen köylüye, "eşek evde yok" deyince ahırda onun anırmasını duyan köylünün "işte eşek ahırda" diye diretmesi karşısında, Hocanın "eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi" demesidir. Onun gülmecelerinde, kaba sofuların "ahret" le ilgili inançları da önemli bir yer tutar. "Fincancı Katırları", "Ben Sağlığımda Hep Burdan Geçerdim" başlıklı gülmeceler katı bir inanç karşısındaki duyguyu açığa vurur. Toplumda neye önem verildiğini anlatan "Ye Kürküm Ye" gülmecesi, Hoca'nın dilinde, halkın tepkisini gösterir.

     Nasreddin Hoca'nın etkisi bütün toplum kesimlerine yayılmış, "İncili Çavuş", "Bekri Mustafa", "Bektaşi" gibi çok değişik yörelerin duygularını yansıtan gülmece türlerinin doğmasına olanak sağlamıştır.

    August 17

    güzel olan heyşey

       Freundin
     
     
     
     
     
     
     
     
     

        ...AşK... !! ...KUTSAL DUYGU...

              Günah olmayacak kadar mahsum
                 Köle olmayacak kadar özgür
                   Ulaşılmayacak kadar derin
                     Unutulmayacak kadar yakın                              
                       Seninle yaşanacak kadar özeldir                                           x1pN1mp8dKYgTEdAxD4iHjTZ3g2kHtFNN8Gewe0LlvumkilhEaPv4y1eDxmoiUb3_cRydU2-XAPDWQi9LFrtgngSbbOu7RfpeyMeV-XanDzRmUYChL2N_jYQg     


                             Sen gözlerimde ateş
                               Damarlarımda kansın
                                  Bırak bu deli gönlüm
                                   Izdıraptan yansın 
                                     
    Sahipsiz yüreğimde
                                       Tükenmeyen imansın
                                          Sevmek en kutsal duygu
                         

                                 SEVMEYENLER UTANSIN

     

     

    986bnhhat5                                      986bnhhat5

     

                                    

                                                         UNUTULANLAR

     

                                                              Unutanlar
                                               Sevmek kardeşlik ve mutluluk
                                                       Nerelerde kaldı

                                  Niçin paranın avuçlarında debelenen canlar
                                 Her şey niçin menfaatin aynasından yansıyor

     

                                                          Gerçi alıştık
                                             Yaratanını unutan insanoğlu
                                                 Dostunu unutmaz mı?


                                      Yaratanına nankörlük yapan bedenler
                                      Elbette ki kendine dürüst davranamaz

                                              Biz unutulmayı hak ettik
                                Biz sevmeyi sadece duyduklarımızda yaşadık

     

                                                            Unutulmak
                                Biz canımızın ötesinde ki sahibimizi unuttuk

     

                                                       Dualarımızı bile
                               Zora düştüğümüz anlarda savurduk gökyüzüne
     

                                                Biz unutulmayı hak ettik

     

                                                  Haydi, şimdi yaşayın
                                   Bakalım toprak nasıl örtecek üstünüzü
     

                                           O kadar kırdığınız kalpler
                                     Nasılsa haklarını alacak sizlerden

     

                                                            Ömür
                                                       Elbet bitecek

     

     

     

     

     

     

                           Sevgiliye yanlış.doğum.   Sevgiliye

     

                         Sevgiliye         aslın.ölüm.      Sevgiliye

     

    BEN BU MASALDA BOSUNA BEKLEYENMISIM !..

     

     98kalpbar003219

     
     

    öylesine bişi......

    Cehennemden gelmiştim
    Şeytana benzerdim
    Beni sevenleri hiç umursamayıp
    Kırıp yok ederdim tıpkı bir ayna gibi,
    Tuzla buz haline getirirdim
    Ama bilemezdim
    Birgün benim de hiç düşünmeden kırdığım o kalpler gibi kırılacağımı,
    Benim ise aynı kırdığım aynalar gibi kırılıp tuz buz olacağımı
    Ve üstüme basacaklarını,
    Ama benim ne kadar kırılsam da gene onu göstereceğimi,
    Şeytandan çıkıp meleğe dönüşeceğimi......

     

              98kalpbar003219       
                                            998tghh012
     
     
     

    5whanzade65erdem5whanzade65ŞİRİR

               

    aspava                          986bnhhat5

    Kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer,                            
           
    kırılan kalbimi düzeltmekse,

    gece doğan güneşe dokunmaya benzer

    sen o suya yazı yazdın

    şimdi güneşin doğmasını bekle

      102tj1

                    115

      kalp09gu81y1pgYno36_IwjgZ8DzIHUD3fgf1hB-kI_efVtV9kNOU5EDeazTTAvtP3Fs_nHcI58cM

     

     

                            Buruk bir duygu yuklenirse yuregine,                    

                                     gøzlerin zaman zaman dalarsa uzaklara,

                            kulaklarin zamansiz deli gibi cinlarsa,

                                          bilki bir yerlerde deli gibi özlenmissindir.

    y1pN-Ctks_ReTPUQDEwax3BKOL8UqIt-hv3TchvsBh5Wg13t5ly2Fk_UXPBkMGNZ-eA7CaTwM1qkd5TNoegJVEXdwy1pN-Ctks_ReTPUQDEwax3BKOL8UqIt-hv3TchvsBh5Wg13t5ly2Fk_UXPBkMGNZ-eA7CaTwM1qkd5TNoegJVEXdw

               

    ah o     

    Denizi ısıtan güneşten sıcak,
    Ellerin, ellerin, ah o ellerin.
    Öylesine dost ki, kalbim duracak,
    Yüreğin, yüreğin, ah o yüreğin.

    Gönlüme baharlar, yazlar getirdi,
    Gözlerin, gözlerin, ah o gözlerin.
    Hiç yaşamamışken aşkı getirdi,
    Özlerin, özlerin, ah o özlerin.

    Mutluluk rüzgarı esiyor senden,
    Dalga, dalga coştum tatlı dilinden,
    Bir dokundum yandım, her bir telinden,
    Saçların, saçların, ah o saçların.

     

    6231iimq71
     
     
    y1pN-Ctks_ReTPUQDEwax3BKOL8UqIt-hv3TchvsBh5Wg13t5ly2Fk_UXPBkMGNZ-eA7CaTwM1qkd5TNoegJVEXdwy1pN-Ctks_ReTPUQDEwax3BKOL8UqIt-hv3TchvsBh5Wg13t5ly2Fk_UXPBkMGNZ-eA7CaTwM1qkd5TNoegJVEXdw
     
                                    Kopyası autumnleavesbkgrdum5ec2
     
     

       KARA GÜL
    İkimizde acemi birer aşıktık o zamanlar
    Sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
    Bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
    Ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
    Geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar
    Ama farkındaydım yinede
    seving5qv1Ne zaman seninle olsam
    Tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
    Şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
    Hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
    Malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
    Hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
    seving5qv1Ben sende yolları sevdim
    Dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla
    Kaplı yolları
    İkimizde acemi birer aşıktık aslında
    Ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda

    Ben sende ülkemi sevdim
    Hüzün dolu yağmurları
    Mor kanatlı turnaları yar...

    Ben sende rüzgarı sevdim              
    Alıp götüren yılları
    Saklı kalan umutları yar...               

    Ne yeminler bozdum
    Geceler büyürken sensiz
    Ne yeminler bozdum
    Yıllar geçerken sitemsiz
    Ne yeminler bozdum
    Tarifi bile imkansız
    Senin için ey karagül

    seving5qv1Ben sende yolları sevdim
    Yüreğinden gelip geçen
    Sevda yüklü katarları yar...

    Ben sende seni sevdim
    Avuçlarken yüzümü
    Yahut dokunurken sessiz yar yaaarrr yar yar...



              Unnamed3

    Sensizlik bıçak gibi bilendi ömrümce

                         Labirentlerinde kayboldu kelimesinde bilmece     

    Sensislik hep lügatımde yalnız üç hece

                         Sensizlik aşkın kızıl çölüdür benceug05e1adqv6pp6y1pgYno36_IwjgMtiX_6dwq4__KkaR57IbnaEtyqoKS-hs054shJm3_MsyXnkL2cHwz

    sessiz deniz

    yeni karlar yağar eski karlar üstüne
    yüreği okyanustan da geniş
    bir kadın severim
    geldiğim yollar kadar uzun
    sessiz deniz dipleri kadar derin
    güneşin sahipsiz bir turunç gibi
    denize düştüğü saatlerde ve
    mora çalan gecelerde büyürken yıldızlar
    yüreği okyanustan da geniş
    bir kadın sever beni
    bilirim

     

       

                          

    <a href="http://commentcafe.com/hdj/" target="_blank" style="color:red; font-weight:bold" ><img src="http://i149.photobucket.com/albums/s54/hostdrjack/3000/121197.gif" style="height:595px; width:330px;" border="0";/><br />SEXY & HOT COMMENTS</a><br /><a href="http://www.photobucket.com/register.php?pbaffsi

    y1pTKamJ0Q5rHC0V7dQqhkXKeCf9OaCpqYP0T926UT4k0Uy9KGzasvjgGY0phvJXHy0


     

       
    Aşk
    O’ na ulaşıncaya kadar mı var yoksa
    Ulaşılmazlık mıdır aşka sebep yani
    Istırap çekmeyip
    Acı duymayınca
    Varılamaz mı tadına
    Mutluluğu çilesinde mi gizli
    Mutlu olmayı
    Belki hiç beklememeli
    Gıdası da
    Gözyaşları galiba
    O damlalar olmadan
    Büyümüyor da
    Kararsız
    Cana işkence yaparcasına
    Dilindeki tek sorudur
    Acaba?

    Yine de aşk
    Öyle bir şey ki
    Olmadan olmuyor
    Kalbe gerekli
    Heyecan dolu bir soluk
    Derin bir nefes misali.........!